18 Mart 2012 Pazar

Sâd Suresi Tefsir (75-88) - Mevdudi

بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم


75- (Allah) Dedi ki: "Ey İblis, iki elimle yarattığıma seni secde etmekten alıkoyan neydi? Büyüklendin mi, yoksa yüksekte olanlardan mı oldun?"

Bu, insanın faziletli ve şerefli bir varlık oluşuna delâlet eder. Çünkü bir kral bile sıradan işlerini hizmetkarlarına yaptırır. Oysa burada Allah, insanı kendi elleriyle yarattığını buyurmaktadır.

"İki elimle yarattım" ifadesine gelince, bununla insanların hem ruhlarının, hem de bedenlerinin yaratılmış olmaları kastolunuyor. İşte insan bu ruhu dolayısıyla eşref-i mahlukat olmuştur.


76- Dedi ki: "Ben ondan daha hayırlıyım, sen beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın."

77- (Allah) Dedi ki: "Öyleyse ordan (cennetten) çık, artık sen kovulmuş bulunmaktasın."

Yani, bu yer, Allah'ın Adem'i yarattığı; İblis'e, Adem'e secde etmesini emrettiği, İblis'in de karşı gelerek âsi olduğu yerdir.

"Recm" taşlamak (taş atmak) ve öldürmek anlamına gelir. Burada mecazen bir kimsenin (şeytanın) şerefli bir makamdan aşağı indirilerek zelil edilmesi anlamında kullanılmıştır. Nitekim A'raf Suresi'nde de, bu şekilde ifade edilmiştir. "Defol, çık buradan. Sen artık zelil olanlardansın."


78- "Ve şüphesiz, din (kıymetteki hesap) gününe kadar benim lanetim senin üzerindedir."

İblis'in lanetlenmesinden sonra cezaya çarptırılmayacağı anlatılmak istenmiyor. Aksine İblis'in kıyamet gününe kadar lanetli olarak yaşayacağı, sonra da işlediği cürümlerden dolayı cezalandırılacağı kastolunuyor.


79- Dedi ki: "Rabbim, öyleyse onların dirilip-kaldırılacakları güne kadar bana süre tanı."
80- (Allah da) dedi ki: "O halde sen, (kendilerine) süre tanınanlardansın."
81- "Bilinen vaktin gününe kadar."
82- Dedi ki: "Senin izzetin adına andolsun, ben, onların tümünü mutlaka azdırıp-kışkırtacağım."
83- "Ancak onlardan, muhlis olan kulların hariç."

İblis'in bu sözü, "Ben Allah'ın salih kullarını (saptırmaya) çalışmayacağım" anlamına gelmez. Burada İblis, salih kimseleri saptırmak için uğraşacağını, ancak yoldan çıkarmayı başaramayacağını söylemektedir.


84- (Allah) "İşte bu haktır ve ben hakkı söylerim" dedi.
85- "Andolsan, senden ve içlerinde sana tabi olacak olanlardan tümüyle cehennemi dolduracağım."

"Sen" denilmekle sadece İblis değil, tüm şeytanlar ve insanları dalâlete sürükleyenler kastedilmektedir.

Tüm kıssa, Kureyş'in ileri gelenlerinin, "Kur'an'ın indirileceği insan tek sen mi kalmıştın?" şeklindeki alaylarına bir cevaptır.

Daha önce onlara 9. ve 10. ayetlerde şöyle cevap verilmişti:
"Yoksa daima üstün olan, çok lütufta bulunan Rabbinin rahmet hazineleri onların yanında mı? Yoksa göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların mülkü onların mı? Öyleyse sebebler üzerinde yükselsinler."

Kureyş'in ileri gelenlerine verilen diğer bir cevap ise, şu şekildedir: "Sizlerin Muhammed'e gösterdiğiniz kibir ve hased, tıpkı İblis'in Adem'e gösterdiği kibir ve hased gibidir. İblis de Allah'ın emirlerine karşı gelmiş ve Allah, Adem'i halife tayin ettiği için secde etmekten kaçınmıştı. Şimdi sizler de Allah'ın emrine karşı geliyor ve Allah onu peygamber olarak tayin ettiği halde, Muhammed'e tabi olmuyor ve ona karşı çıkıyorsunuz." Bu müteselsil teşbih şu şekilde son bulmaktadır: "Yaptıklarınızda devam ederseniz, sizler de dünyada lanetlenir, ahirette cehenneme girersiniz."

Ayrıca bu kıssada iki husus vurgulanmıştır:
1) Dünya hayatında Allah'a isyan eden kimse, aslında İblis'in tuzağına düşmüştür. Zaten o da, "insanoğlunu tuzağıma düşüreceğim" diye bu niyetini açıkça ilan etmişti.
2) Allah'a karşı büyüklenen kimse Allah'ın büyük nefretini kazanır ve böyle bir kul için af sözkonusu değildir.

86- (Ey Peygamber) De ki: "Ben, buna karşı sizden bir ücret istemiyorum ve (kendiliğinden) bir yükümlülük getirenlerden de değilim."

Yani, benim hiçbir şahsi çıkarım yoktur ve ben çıkarlarım için size tebliğde bulunuyor değilim.

"Ben liderlik hırsı için sahte iddialar peşine düşen kimselerden değilim" Bu sözler, Hz. Peygamber'in (s.a) ağzından sadece Mekke müşriklerine haber vermek için söylettirilmemiştir. Ayrıca Hz. Peygamber'in (s.a) onların arasında geçirdiği 40 senelik hayatın kendisi de buna şahittir. Çünkü Mekke'deki herkes Hz. Muhammed'in (s.a.) sahtekârın biri olmadığını bilirdi. Tüm Mekkeliler, Hz. Muhammed'in (s.a) önderlik hevesini tatmin etmek için sahte iddialar peşinde koşmayacağına şahittirler.


87- "O (Kur'an) , alemler için yalnızca bir zikirdir (öğüt ve hatırlatmadır) ."
88- "Gerçekten onun haberini bir zaman sonra öğreneceksiniz."

(Şüphesiz ki Allah doğruyu söylemiştir.)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder