Bu sûre Kur'an-ı Kerim'in en kısa süresidir. Bu ülkenin 65 milyon insanının % 98i bu sureyi bilmektedir. Sure kısa olduğu gibi ayetleri de kısadır. Çocukluğumuzda ilk ezberlediğimiz surelerdendir. Mekke devrinde nazil olmuştur, üç ayettir.
1- Biz sana kevseri verdik.
2- Sende Rabbin için namaz kıl, kurban kes.
3- Şüphesiz sonu kesik olan sana kin tutandır.
Kelimelerdeki harfler birbirine o kadar uyumlu ki, bir kuyumcunun, en harika bir süs eşyasını en hassas aletlerle, en hassas bir şekilde işleyişinden daha hassas.
Harfler dilimizde sanki bir şelalenin damlaları gibi. Cümle ise sanki bir nehrin etrafına hayat saçarken akışı gibi bir akış.
Dünyanın en harika çiçeklerinden bir demet yapılmış. İşte Allah (c.c) de kıyamete kadar gelecek olan insanların dillerinde virt olsun, zikir olsun, moral olsun, gönüllerim hoş tutsunlar ve ona bağlansınlar, hayatlarına hep dayanak olsun, ona güvensinler diye kısacık bir sure indirmiş.
Allah (c.c) Mekke'li müşriklerin bir iftirasına cevap veriyor. Onlar şöyle diyorlardı. "Muhammed bu kitabı kendisi uyduruyor." Allah (c.c) de Bakara Suresinde; "Eğer kulumuza indirdiğimiz ayetler ve sureler konusunda şüphe içerisinde iseniz, yani "Muhammed kendisi uyduruyor" diyorsanız O zaman buyurun siz de bir sure getirin" diyor.
Siz de Arapsınız, Muhammed sizin aranızdan çıktığı için, o da Arap. Sizin bildiğiniz dili O biliyor, O'nun bildiği dili siz biliyorsunuz. Buyurun Mekke'nin bütün ediplerini, şairlerini, nesir ve nazm yazarlarını bir araya getirin ve onlar el birliği yaparak, Kur'ân'ın benzeri bir sûre getirsinler. Kevser suresine denk bir sure getirsinler. Eğer gücünüz yetmezse, Allah'tan başka ne kadar yardımcınız varsa onları da çağırın diyor Allah (c.c). Aynı meydan okumaşimdiki kafirler için de geçerli.
Bu sûre şu olay üzerine nazil olmuştur. Peygamber Efendimiz (s.a.v)'in üç tane oğlu dünyaya geldi. Hepsi çocuk yaşta vefat ettiler. Bir rivayete göre oğlu Abdullah öldüğünde, bir başka rivayete göre oğlu İbrahim öldüğünde, Mekke'nin imansızları, her an Allah'ın nurunun sönmesini bekleyenler sevinivermişler. Efendimizin çocuğu öldüğü ve ondan sonra da erkek çocuğu olmadığı için, Peygamberimizin ölümü ile de bu davanın son bulacağını söylüyorlar. Araplar arasında da erkek çocuğu olmayanın neslinin tükeneceğine inanış vardır. Çünkü onlar bir ayet-i kerimede bildirildiği gibi şu inançtadırlar. "Kendilerine "kız çocuğun oldu" diye müjde getirildiğinde yüzü kararır, kinlenir."Yani kız çocuğunun olmasından memnun olmaz, bundan utanç duyar. Mekkeli müşriklerin durumu bu.
Günümüzde de aynı durumda olan insanlar var. Mekkeli müşrikler, başta As b. Vail, Efendimizin çocuğu ölünce sonu kesik anlamına gelen "Ebter" kelimesini kullanıyorlar. "Kendisinin de ölümü ile bu İslâm Davası da bitecek, İslâm nuru da sönecek böylece toprağa karışıp gidecek" diye Mekkeli müşrikler birbirlerine müjdelemektedirler.
Efendimiz de bir insandır. Can, kan taşımaktadır. O da bu söz üzerine üzülür. Üzüntüsü Rabbim tarafından bilinir. Allah (c.c) Cebrail'i gönderir. Cebrail ile beraber bu sûreyi gönderir. Cebrail bir gün gelir ve Peygamberimize bu sureyi indirir.
"Biz sana kevseri verdik."
Kevser; hayrın çok olması manasına geliyor. Allah (c.c) Peygamber (s.a.v)'e biz sana kevseri verdik diyor. Yani dünyada bir insana verilebilecek en değerli şeyi sana verdik. Bu dünyada bir insana verilebilecek en değerli şey.nedir? O gün için sevgili Peygamberimize verilen en değerli şey "Peygamberliktir." Dünya bir tarafa o peygamberlik bir tarafa. Peki bu gün? Bu gün için de bize verilen en değerli şey Allah'a imandır. Dünya bir tarafa imanımız bir tarafa.
İşte Peygamberimize verilen o "peygamberlik" en büyük nimet. Ve o peygamberlikle beraber gelen Allah'ın ayetleri, en büyük hayırdır. En çok hayır işte ondadır.
Şöyle de anlaşılır ayet; "Sana diğer peygamberlerden daha fazla ümmet verdik." gerçekten de öyledir. 1400 seneden beri geçen milyonlarca müslüman Peygamberimizin adı anıldığında O'na "salat-u selam" getirirler. Bu gün de dünyanın her yerindeki 1,5 milyar müslüman Peygamberimizin adı anıldığında O'na salatu selam getirmektedir.
Rabbim ebter'e karşılık Peygamberimize "Kevser"i vermiştir. Cennetteki kevser ırmağını ve onun toplandığı Kevser Havzını vermiştir. Efendimize ebter diyenlerin sonu gelmiş, kendisine kevser verilen peygamberimizin davası ise yayılarak gelişmiş, günümüze kadar gelmiş ve kıyamete kadar da devam edecektir.
Ehl-i Beyt;
1- Soyundan gelenler
2- O'nun yolundan gidenler.
Hepimiz kendimizi ehl-i beyt sayabiliriz. O'nun yolundan gittiğimizden dolayı.
Mekkeli müşriklerin sonu gelmiştir. Bugün 20. Asırda "Ben As b. Vail'in torunuyum" diyen bir tek insan yok. Yolundan giden var, o ayrı. Ama soyundan geldiğini iddia eden yok. Ama Peygamberimizin yolundan giden milyarlarca insan var. Aynı zamanda soyundan olduğu için iftihar eden milyonlarca insan var. Hangisinin sonu gelmiş, hangisinin sonu bitmiş?
Yani Hz. Fatırha validemizle Peygamberimizin soyu devam etmiş, ama erkek çocuklarıyla Ebu Cehil'in soyu gelememiş. Hatta Ebu Cehil'in oğlu İklime müslüman olmuş ve İslâm'ın yavuz bahadırlarından olmuştur.
Bu sure bugün bize şunu söyler. Dinime düşmanlık edenlerin sonu gelecektir. İslâm dinine diş bileyenierin sonu gelecektir. İslâm devam edecektir.
Öyle olunca, "Rabbin için namaz kıl ve Rabbin için kurban kes." Mekke müşrikleri de bir şeyler yapıyorlar. Kabeye gelip kendilerine göre birşeyler yapıyorlar, putlarının önünde kurbanlar kesiyorlar.
Bu sûre Mekke'de nazil oldu. Kurban bayramı Medine'ye hicret» edince ilan edildi. Öyle olunca Kurban bayramından önce de, tarih boyunca insanlar Allah için veya putları için kurban kestiler. Rabbimiz de efendimize; "Rabbin için namaz kıl, kurban kes." buyuruyor.
Rabbim diyor ki; "Sen büyüyeceksin, senin ümmetin büyüyecek, bu din dünyayı aydınlatacak. Öyleyse bu yolda yürürken namaza devam et, kurban kes." Biz de asırlardır namazımızı kılmaya, kurbanımızı kesmeye devam ediyoruz elhamdülillah.
Kevser Suresi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kevser Suresi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
27 Aralık 2009 Pazar
25 Aralık 2009 Cuma
Kevser Suresi Meal (Mustafa İslamoğlu)
Adiyat suresinin M. İslamoğluna göre mealini verdikten sonra Kevser suresinin 3. ayetinin tefsirini de vermek istiyorum. Çünkü klasik tefsire ve meale göre anlayınca ne gibi sorunların ortaya çıktığını gördüm.
Klasik Meal:
1. Şüphesiz, biz sana Kevser'i verdik.
2. Şu halde Rabbin için namaz kıl ve kurban kes.
3. Doğrusu, asıl ebter (soyu kesik) olan sana kin duyandır.
Mustafa İslamoğlu Meali
1. Gerçek şu ki, Biziz sana her hayrı cömertçe bahşeden:
2. O halde namazı da, kurbanı da yalnız Rabbine tahsis et!
3. Bir başka gerçek de şu ki; (hayırdan) tamamen kesilip kopmuştur senden nefret eden.
Surenin hepsinin tefsirini yazmaya gücüm ve zamanım yetmez, ancak 3. ayetin tefsrini yazmakla yetineceğim. Dileyen:
http://video.google.com/videoplay?docid=-5878547477543125804# linkinden izleyebilr, ya da tavsiyem tefsiri edilinilebilir:)
"...Ebter e kelimenin sonradan kazandığı "soyu kesik" manası verenler, Müşriklerin Hz. Peygamberin oğulları Kasım ve Abdullahın vefatının ardından "Onun soyu kesiktir" suçlamasından yola çıkarlar. Bu yoruma göre ayet bu suçlamayı kabul edip onu yapanlara iade etmiş olmaktadır. Oysa ki Kuran ın kendisi soy sopla, evlat ve oğulla övünmeyi şiddetle kınar. Kuran a göre çocuksuzluk bir eksiklik değil bir imtihandır..."
"...Eğer Ebter ile manevi soyun kesikliğinin kastedildiği söylenecek olursa, iman gibi küfrün de hep var olacağı bedihi bir hakikattir. Kafirler sadece dünyada var olmayacaklar, ahirette de var olacaklardır. Yani kafirin ve küfrün soyunun kesik olduğu şeklindeki bir anlayış da isabetli değildir..."
Klasik Meal:
1. Şüphesiz, biz sana Kevser'i verdik.
2. Şu halde Rabbin için namaz kıl ve kurban kes.
3. Doğrusu, asıl ebter (soyu kesik) olan sana kin duyandır.
Mustafa İslamoğlu Meali
1. Gerçek şu ki, Biziz sana her hayrı cömertçe bahşeden:
2. O halde namazı da, kurbanı da yalnız Rabbine tahsis et!
3. Bir başka gerçek de şu ki; (hayırdan) tamamen kesilip kopmuştur senden nefret eden.
Surenin hepsinin tefsirini yazmaya gücüm ve zamanım yetmez, ancak 3. ayetin tefsrini yazmakla yetineceğim. Dileyen:
http://video.google.com/videoplay?docid=-5878547477543125804# linkinden izleyebilr, ya da tavsiyem tefsiri edilinilebilir:)
"...Ebter e kelimenin sonradan kazandığı "soyu kesik" manası verenler, Müşriklerin Hz. Peygamberin oğulları Kasım ve Abdullahın vefatının ardından "Onun soyu kesiktir" suçlamasından yola çıkarlar. Bu yoruma göre ayet bu suçlamayı kabul edip onu yapanlara iade etmiş olmaktadır. Oysa ki Kuran ın kendisi soy sopla, evlat ve oğulla övünmeyi şiddetle kınar. Kuran a göre çocuksuzluk bir eksiklik değil bir imtihandır..."
"...Eğer Ebter ile manevi soyun kesikliğinin kastedildiği söylenecek olursa, iman gibi küfrün de hep var olacağı bedihi bir hakikattir. Kafirler sadece dünyada var olmayacaklar, ahirette de var olacaklardır. Yani kafirin ve küfrün soyunun kesik olduğu şeklindeki bir anlayış da isabetli değildir..."
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)